top of page

Bilimsel Veriler, Ne Kadar Bilimsel?

Son zamanların büyük çılgınlığı "Bilimsel veriye dayanmak" gibi cümlelerle başlıyor. Oysa ki on sekizinci yüzyılda atomun parçalanamaz olduğu "bilimsel verisi"ne dayalı olarak işlemler yapılırken on dokuzuncu yüzyılda atomun parçalanabilir olması ile işlemler yapıldı ve neler oldu neler...


labaratuar


Kaldı ki laboratuvar ortamında incelemeye alınamayacak konularda bilimsel veri çılgınlığı, bizleri tamamen hatalı sollamalara yönlendiriyor.


Örneğin bir dilin özelliklerini incelerken, o dilin anasından öyle doğduğu ve asla başka bir dilden etkilenmediği gibi savlar üzerinden insanların ilerlemesi çok komik.


Ya da etkileşimin çok az olduğunu sanmaları...


Bugün bazı azınlık dillerinin yüzde doksanı, başkaca bir çok dilin toplamından oluşurken yarın öbür gün bu dili inceleyecek olanların bütünsel olarak bu dili ele almaları ne kadar hatalı ise binlerce yıl öncesindeki bir dile, bugün bu anlayışla bakmak da aynı şekilde hatalıdır.


Tarih konusu bir diğer muamma.

Denebilir ki söz konusu tarih olunca, resmen ağzı olan konuşuyor.


Peki, tarih ve dil konusunda bize sağlay görevinde bulunacak bir babayiğit yok mudur?

Vardır.

Adı da "Sanat"tır.


Sanat affetmez çünkü.

Bir çizgi ile binlerce yıllık kas-motor alışkanlıklar ortaya serilir.

"Genlerde varsa vardır - yoksa yoktur" ispatı, tam olarak sanat ile sağlanabilir.


Örneğin, bendeniz Elçin Tuva.

Benim resim yeteneğim yoksa ben bir çizgi ile beceriksizliğimi ortaya dökerim.

Benim beynim şayet entelektual açıdan gelişmemiş ise başı sonu belirsiz yazılar yazarım.

İçinde bulunduğum kültürün baskınlığı üzerimde yok ise elimi attığım bir seramik işinde gri ve siyahtan burnumu çıkaramam.

Şayet kendine has bir kültür geliştirmemiş toplumdan isem, o zaman bulunduğum toplumun üst kültürünün bana yansıması olan çizgiler çizer, renkler kullanırım.


Yani benim, bulunduğum kültürün içinde olup olmadığım ya da o toplumla, kültürle ne kadar içli dışlı olduğum gün gibi ortaya çıkar.


Sorulacak sorular da öyle birbirinden zor filan değildir.


Bir kültürün çerçevesini belirlemeye kalkışırken temel soruların cevapların bakıldığında alınacak tüm cevaplar kolaylıkla gün yüzüne çıkar.


Ancak sanat olmadan bir dile, tarihe, kültüre, inanca bakıldığında sığ yorumların gündeme gelmesi kaçınılmazdır.

"Bilimsel veri" konusu ne yazık ki kültür çalışmalarında sanıldığının aksine pek cılızdır. Pek cahildir. Alınacak çok yolu vardır.


Ezgileri, koşukları, tekstili, metal ya da toprak kullanımını, boncukları, tüm bunların neden yapıldığını bilmeden, şiirlere bakmadan, nağmeleri içselleştirmeden orada neler olduğunu bilimle anlayamazsınız.


Kültürü anlamak için bilimin içinde değil kültürün içinde olmanız gerekir.


21.01.2024

Elçin Tuva

13 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page