Türkçesi Okuyamazsın : T – S – M

Güncelleme tarihi: 8 Kas 2020


Görüyorum ki tartışmalar aleyhimize olmak üzere tüm hızıyla sürüyor.

Sürsün.

Demirden korksaydık treni icat etmezdik.

Kur'an’daki bilinmeyen harfler konusu ile efenim Kuran’ın uydurulmuşluğunu mu ispat etmek istiyormuşuz?

Kur'an’daki bilinmeyen harfler konusunu açmakla ve değerlendirmeye almakla, dini mi tartışmaya açıyor muşuz?

Kur'an’daki bilinmeyen harfler üzerinde çalışmakla, Kur'an’ın değiştirildiğine dair değerlendirmelere çanak mı arıyormuşuz gibi gibi daha neler.

Güldürmeyin insanı.

Önce duyduğunuz konunun özünü anlayın.

Dinleyin.

Okuyun.

Kuran’ı da okuyun, bu makaleleri de okuyun.

Ne diyoruz?

Dil, efenim dil.

Diyoruz ki hangi devri açarsan aç; o dönemde o zamanlarda o bölgelerde dip kültür hep TÜRKtür. Dilde de bunun izdüşümlerini görürüz.

Buna örneklerden sadece biri de Kur'an’dır diyoruz.

Kur'an’ı belge niteliğinde kullandığımıza göre yukarıdaki iddiaların saçmalığı, sapanlığı kendiliğinden ortaya dökülür.

Diyebilirsiniz ki; peki, Hz. Muhammed’e indirilen bu Arapçayı bölgede bir yer biliyor da öbür mahalle neden bilmiyor?

İşte, oturmuş bir dil olmadığından olabilir mi diye sorarız bizde?

Arap dilinin kendi içinde bütünleşik bir dil birliği olmadığını, bugünkü Arapça konuşan devletler arasında da görürüz.

Mesela bu kadar kopukluğa rağmen, Türk Dünyasında sadece Türkçe bilerek koca Asya’yı dolaşabilirsiniz.

Ama dip dibe Arap bölgesini, sadece Arapça bilerek dolaşamazsınız.

Anlaşamazsınız çünkü.

O dönemde Hz. Muhammed’e indirilen kitabın ARAPÇA OLDUĞUNU KURAN’IN KENDİSİ İFADE EDİYOR!

Demek ki bu kitap Arapça.

Siz anlayın diye Arapça indirdik diyor. Demek ki çok genel bir Arap dili seçilmiş. Lehçelere girilmemiş.

Dolayısıyla tamamen dil kaideleri sebebiyle anlamayanlar var.

Hatta öyle ki bugün bile.

Bugün bile derken 1400 yıla karşılık gelen bir zaman diliminden bahsediyoruz.

Efenim, Arabın aklı başına gelmeyecek diye biz bu soruları sormayacak değiliz.

Soracağız.

Cevabını arayacağız.

Gelelim T – S - M konusuna.

Bu bilinmeyen dedikleri harflerden T - S - M ile Kur’an’da 2 sure başlar.

Birisi Şuara, diğeri Kasas Suresidir.

Şuara suresinde, Musa’nın Firavun’un karşısına kardeşi Harun ile çıkıp meziyetlerini sergilemesi konusu anlatılır. Musa’nın meziyetlerini büyücülük olarak yorumlayan Firavun, tüm ülke büyücülerinin derhal gelmesi ve Musa’yı alt etmesi yönünde bir emir verir. Bunun üzerine büyücüler gelir ve ilk hamlede büyücülerin hepsi secdeye kapanır. İman eder, Musa’nın bahsettiği Tanrının, gerçek ilim – bilim – meziyet sahibi olduğu konusunu onaylar ve O TANRIya iman ederler. Bunun üzerine Firavun, vaaay benden izinsiz, beni bırakıp başka bir Tanrıya taparsınız haaaaa; deyince büyücüler Tanrıya erişmiş olan ruhlarını bu şekilde korkutamayacaklarını büyük bir açıklıkla dile getirirler. İnsanı insan yapan Ruhlarının, Tanrıya eriştiklerini ifade ederler.