Zeugma Mozaik Müzesi
- Elçin Tuva

- 23 Mar
- 5 dakikada okunur
Müzenin simgesi haline gelen Çingene Kızı mozaiği başta olmak üzere, mitolojik sahnelerin işlendiği eşsiz koleksiyon her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Türkiye'de e iç turizmde en yoğun ziyaret noktalarından birine TuvART, kısa bir paragraf ayırdı. Bilgiler %90, müze verilerinden.

MÜZE HAKKINDA
Zeugma Mozaik Müzesi, Eski Tekel fabrikası arazisi üzerine kurulmuş olup 09.09.2011 tarihinde açılışı gerçekleştirilmiştir. Zeugma Mozaik Müzesi ile Sergi ve Konferans Merkezi’nin toplam oturum alanı 30.000 metrekare olup 25.000 metrekare kapalı alana sahiptir. 3 adet yapı topluluğundan oluşan komplekste A blokta Zeugma Antik Kenti’nden getirilen mozaikler, B blokta Gaziantep ve çevresinde yapılan kazılarda ele geçen Doğu Roma Dönemi’ne ait kiliselerin taban mozaikleri, C blokta ise idari kat, konferans ve fuaye alanları yer almaktadır. Zeugma Mozaik Müzesi koleksiyonunda bulunan Roma ve Doğu Roma Dönemi’ne ait 3.000 metrekare mozaik, 140 metrekare duvar resmi, 4 adet Roma Çeşmesi, 20 adet sütun, 4 adet kireç taşından yapılmış heykel, bronz Mars heykeli, mezar stelleri, lahitler ve mimari parçalar sergilenmektedir.

Zeugma Mozaik Müzesi’nde dünyanın en önemli mozaikleri arasında sayılabilecek eserler yer almaktadır. Konu ve renk çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir mozaik koleksiyonuna sahip olan müze, metrekareye düşen tessera (her bir mozaik taşına verilen isim) sayısının fazlalığıyla dikkat çekmektedir. Üç boyutlu tasarımlar ve üst düzey tekniklerle dönemin mimarisi, yaşam biçimi, bitki ve hayvan temalarının zengin bir biçimde mozaiklere aktarılması, Zeugma’yı dünyanın en önemli mozaik müzelerinden biri haline getirmiştir.
Müzedeki dokunmatik bilgilendirme ekranları vasıtası ile ziyaretçiler, teşhirde bulunan eserlerin, kazı sırasındaki ve sonrasındaki durumlarına sit fotoğraflar ile videolarına ve bilgilerine erişim sağlayabilmektedirler.

ZEUGMA'nın MONA LİSA'sı "ÇİNGENE KIZI"
Mainad Mozayiği nam-ı diğer Çingene Kızı karşınızda. Ürkek, hüzünlü ve meraklı gözleriyle, binlerce yıllık bir bakış... Yarısı bir eşarbın altında gizlenmiş kumral saçları, kocaman gözleriyle Çingene Kızı tüm ziyaretçileri adeta hipnotize ediyor. Üstelik odada nereye giderseniz gidin o gözlerden ve etkisinden uzaklaşılamıyor. Gözler, onu izleyeni takip ediyor. Nerede durursanız durun, Çingene Kızı size bakıyor.

Mainad Villası’nın yemek odasının taban mozaiğidir. Bu mozaik parçasındaki figür sağına doğru bakmaktadır. Kabarık saçları alnının üzerinde ortada ikiye ayrılmış olup arkadan bir eşarpla bağlanmıştır. Dar alınlı, elmacık kemikleri hafifçe belirgin ve dolgun yüzlüdür. İri gözlerinde mahzun ve anlamlı ifade vardır. Kulaklarında iç içe geçmiş iri halka küpeler görülmektedir. Bu sebeple ilk bulunduğunda “Çingene Kızı” olarak isimlendirilmiştir. Başının yanındaki asma yapraklarından dolayı Dionysos şenliklerinde yer ala ve bu tanrının müritlerinden olan bir “ Mainad” olduğu düşünülmektedir.

Yüzünün tamamı olmamasına rağmen bakışları ve gözlerindeki ifadeden dolayı ziyaretçiler tarafından “Mona Lisa” benzetmesi yapılmaktadır.
1960’lı yıllarda Zeugma Örenyeri’nde yapılan kaçak kazılarla yurt dışına kaçırılan ve ABD’nin Bowling Green Eyalet Üniversitesi’nde sergilenen Çingene Kızı mozaiğinin bordürlerine ait olan 12 parça mozaik, Bakanlığımızın diplomatik çalışmaları sonucunda ülkemize iadesi gerçekleşmiş olup 8 Aralık 2018 tarihinde ise basın tanıtımı yapılarak ülkemize ve müzemize kazandırılmıştır.

MEDENİYETLER KÖPRÜSÜ
Önce ‘sondan’ başlayalım. Gaziantep’te Tekel İçkiFabrikası’nın yerine kurulan Zeugma Mozaik Müzesi,9 Eylül’de düzenlenen görkemli bir törenle kapılarınıaçtı. Müze, bu toprakların göz kamaştırıcı zenginliğineyepyeni bir örnek verdi. Arkeoloji ve sanat tarihiaçısından birbirinden önemli bulgulara ev sahipliği yapan bu müzede neler yok ki? Kamuoyunca Çingene Kızı olarak bilinen ‘Mainad ‘ ve ‘Dionysos’un Düğünü’ mozaikleri... Yüzlerce metre kare mozaikle süslenmiş ‘Poseidon’ ve ‘Euphrates’ villaları... Bu villalardan çıkan eserler ve daha niceleri!

ZEUGMA GÜNDEMİ
Bir yanda her biri paha biçilemez güzellikte mozaik tablolar, heykeller, antik hamamlar, çeşmeler, sütunlar, diğer yanda ise Türkiye’nin elektrik ihtiyacının gündeme getirdiği Birecik Barajı...1985 yılında inşaatına başlanan Birecik Barajı’nın su tutmaya başlaması ile ikiz villaların gün yüzüne çıkışı tam da aynı tarihlere denk düşüyor. İkiz villalardan çıkartılan eserlerin bir bölümü Gaziantep Müze Müdürlüğü depolarına kaldırılırken, bir bölümü de sulardan etkilenmeyecek koruma bölgelerine alınıyor.
Ancak bu muhteşem eserlerin gözlerden uzak depolarda tutulması da mümkün değil. Bir süre sonra aranan mekan bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı 2008 yılında, bir zamanlar Tekel İçki Fabrikası olarak kullanılan, fabrikanın kapanmasının ardından madde bağımlılarının kullandığı bir harabeye dönüşen binanın yerine dünya standartlarında bir müzenin inşaatına başlıyor.
Kaba inşaatı 2010 yılında biten Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi açılır açılmaz, dünyadaki en büyük mozaik müzesi olan Tunus’taki Bardo Müzesi’nin unvanını elinden alıyor. Yaklaşık 55 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen ve 30 bin metrekarelik kapalı sergi alanı bulunan müzenin koleksiyonunda, şimdilik 1700 metrekare mozaik eser var. Uzmanlar ‘şimdilik’ sözcüğünün altını çiziyor. Restorasyon çalışmaları sonrasında, sergilenen mozaiklerin 2 bin 500 metrekareyi bulacağını belirtiyor.

ZİYARETÇİLERİ ATHENA KARŞILIYOR
Zeugma Mozaik Müzesi’nin tasarımı sırasında, Antik Zeugma’nın, Gaziantep’in tam ortasında canlandırılması amaçlanmış. Müzenin girişinde, kentin koruyucusu olan Tanrıça Athena’nın dev mermer bir heykeli yer alıyor. Akıl, sanat, bilgelik ve barış tanrıçası Athena’nın heykeli önünden geçip ana binaya giren konukları, Herakles ve Helios betimli anlaşma stelleri karşılıyor. Kommagene Kralı Antiokhos’un, Doğu ile Batı arasında yürüttüğü denge siyasetini anlatan stellerinin ardından, ziyaretçileri muhteşem bir tablo karşılıyor; Eros ve Psyche mozayiği! Aşkı anlatan bu eserin kenarında, Kointus Kalpornius isimli Zeugmalı mozaik sanatçısının imzası göze çarpıyor. Müzenin giriş katında, kentin adını 2 bin yıl sonra tekrar dünyaya duyuran Poseidon ve Euphrates villaları tüm güzelliğiyle gözler önüne seriliyor. Bu iki villa avluları, odaları, mozaikleri ve freskleri ile birlikte bu müzenin içinde yeniden hayat buluyor. Her biri en az yarım milyon parçadan oluşan mozaik panolarda, Denizler Tanrısı Poseidon, mitolojik kahraman Perseus yeniden can buluyor. Mitolojive gerçek, 21’nci yüzyıl ile Antik Dönem birbiri içinde kayboluyor. Bu görkemli manzarayı da duvarlara asılan Zeugma fotoğrafları tamamlıyor. Ziyaretçiler bu sayede villaların nasıl bir arazi içinde konumlandığını ve dışarıdan bakıldığında nasıl göründüğünü daha iyi anlama fırsatına kavuşuyor.

POSEiDON ve EUPHRATES
Villaları
Türkiye’de pekçok kişi, Zeugma’dan, Birecik Barajı inşaatı ile haberdar oldu. Oysa öykü, günümüzden 80 yıl önceye kadar uzanıyor. Zeugma Antik Kenti’nde ilk araştırmalar, 1931 yılında başlamış ve 1971 yılına kadar Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından sürdürülmüş. Ancak Zeugma’nın Türkiye ve dünya kamuoyunca tanınması 2000 yılına rastlıyor. Valiliğin desteğiyle sürdürülen kazı çalışmaları sırasında, ‘ikiz villalar’ olarak da adlandırılan Poseidon ve Euphrates villaları ortaya çıkartılıyor. Romalı asillere ait olan villaları bu kadar önemli kılan, neredeyse her duvarının, hatta tabanlarının bile, her biri birer santimetrekareden küçük milyonlarca teseradan oluşan mozaik panolarla bezenmiş olması. Bu mozaikler, şaşkınlık uyandıracak kadar detaylı... Her panoda anlatılan sahneler, birer film karesiymiş kadar canlı ve etkileyici... Üstelik bu villalardan çıkan eserler sadece mozaik tablolarla da sınırlı değil. Örneğin bronz bir Mars heykeli, ya da dönemin yaşamına ait detayları gözler önüne seren ve her biri birer sanat eseri niteliğindeki küçük objeler... Her bulgu heyecanı artırıyor. Yanı sıra bir tartışmayı alevlendiriyor.

FIRAT DOLAYLARINDA BİR KENT KURULUR
Nikator, M.Ö. 300 yılında, günümüzdeki Nizip ilçesi sınırları içinde bir kent kurar... Kentin adı, Fırat Nehri ve kurucusunun isminin birleşmesinden doğan ‘Selevkos Euphrates’tir yani Fırat Silifkesi! M.Ö. 64 yılında Roma hakimiyetine geçen kentin adı değişir, köprügeçit anlamına gelen Zeugma olur. Kent, ticari ve askeri üsse dönüşürken, Fırat kıyılarında birbirinden lüks yamaç villaları inşa edilir. Roma İmparatorluğu’nun en büyük dördüncü kenti olan Zeugma hızla zenginleşirken, istilacı komşuların hedefi haline gelir. Kent, M.S. 252’de Sasani Kralı 1. Şapur’un işgaliyle, yakılıp, yıkılır. Müze, işte, kentin kuruluşundan, yükselişine ve yıkımına kadar geçen bu dönemi anlatan eserlerle dolu.

Zeugma Müzesi Hakkında Genel Bilgiler
Açılış/Kapanış Saatleri
Açılış Saati: 08:30
Kapanış Saati: 17:00
Gişe Kapanış Saati: 16:30
Kapalı Günler
Her gün açık
Adres: Mithatpaşa Mahallesi,Hacı Sani Konukoğlu Bulvarı Tekel Caddesi,No:2
E-mail: iktm27@kultur.gov.tr
Tel 1: 03423252727
T.C. Vatandaşları için Müzekart Geçerlidir ve Sesli Rehberlik Hizmeti Vardır.
TuvART | 2018




Yorumlar