Günümüz Türkolojisinin Meseleleri, Prof.Dr. Şakir İBRAYEV
Kazakistan Cumhuriyeti Yüksek Eğitim ve Bilim Bakanlığı, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü Müdürü
Her milletin kendi tarihini, medeniyetini ve bütün milli vasıflarını inceleyebilmemiz, bu vasıfların gelişmiş
olmasına, kemale erişmesine bağlıdır. Kadim Türklerdeki bu vasıflar erken çağda gelişmiştir. Avrasya’yı üç bin yılı aşkın yurt edinen Türkler, etnik olarak kendi geçmişinin kaygısını, tasasını, yükselişini, inişini, hayat tecrübesiyle bilgelik miraslarını asırlarca elekten eleyerek gelmektedir. Halk destanları, atasözleri, deyimleri, mitleriyle hikâyeleri, böyle bir elemenin gerçek delilidir. Eski Orhon-Yenisey abidelerine göz atarsanız, birlik ile ayrılık, esaretle özgürlük yönünde, hayat tecrübelerinden derlenen fikirlerle karşılaşırsınız. Kaşgarlı Mahmut’un, Yusuf Balasagun’un, Hoca Ahmet Yesevi’nin bilgeliklerini özetlersiniz, etnografya ilminin temeline inersiniz.
Tabii eski Türklerin ataları İskitler, Sahlar, Hunlar v.s. haklarında tarihi medeni belgelerine eski Çin, Irak, İran ve Yunan el yazmalarında rastlanmaktadır. Eski ve Ortaçağ Türk tarihini incelemeye Arap ve Rus bilginleri de, kendi bulgularıyla katılmışlardır. Bu bilgi kaynaklarını eşelersek, Türk’ü tanımak için Türk’ün tarih sahnesine ne zaman hangi devirde çıktığını…


Özüne, yüreğine, ellerine, emeğine sağlık.